Kapadokya…
Doğanın toprağı bir sanat eseri gibi işlediği, büyüleyici
bir dünya.. Tarihin ve doğanın binlerce yıl uyum içerisinde
ve iç içe var olduğu; tarihin, toprak dokusunun her
metrekaresinde kendini hissettirdiği çok özel bir yer…
Adı, eski Pers dilinde 'Güzel Atlar Ülkesi' anlamına gelen "Katpatuka"
sözcüğünden kaynaklanmış.
Burada sonsuzluğa uzanan gökyüzününün altında, doğanın akıl
almaz sanatına şaşıracak; tarihin gizemli derinliklerinde
büyüleneceksiniz.
Doğa harikası peri bacalarının öyküsü milyonlarca yıl
öncesine dayanıyor. Jeolojik devirlerde aktif birer volkan
olan Erciyes ve Hasandağı'ndaki patlamalar sonunda, lavlar
geniş platoya yayılarak toprağın, göllerin ve akarsuların
üzerinde farklı kalınlık ve sertliklerde tüf tabakası
oluşturmuş. Ana volkanlardan püsküren maddelerle şekillenen
plato, şiddeti daha az olan küçük volkanların püskürmesiyle
sürekli değişime uğramış. Milyonlarca yıl başta Kızılırmak
olmak üzere birçok akarsuyun, gölün, vadi yamaçlarından inen
sel sularının ve sert rüzgarların, tüf tabakasını
aşındırmasıyla peri bacaları ve vadiler oluşmuş, Kapadokya
bölgesi bugünkü halini almış.
Kapadokya'da erozyonun oluşturduğu peri bacaları şapkalı,
konili, sütunlu ya da mantar biçimli, sivri kayalardır. Peri
bacaları en yoğun şekilde Ürgüp-Uçhisar-Avanos üçgeni
arasında kalan vadilerde, Ürgüp-Şahinefendi arasındaki
bölgede, Nevşehir Çat kasabası çevresinde, Kayseri Soğanlı
vadisinde ve Aksaray Selime köyü civarında bulunmaktadır.
Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara
ve çevresini içine alan bu bölge, tarih boyunca doğal
değişimlerin yanı sıra birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış;
kültürel ve sosyal açıdan da önemli değişimlere uğramıştır.
Bugün Kapadokya sosyal, tarihsel, kültürel ve coğrafi açıdan
dünyada benzeri az görülen bir zenginliğe sahiptir.
Hititler, Kimmerler, Frigyalılar, Romalılar, Bizanslılar
gibi sayısız uygarlığın yerleşim noktası olan peri
bacalarının süslediği bu eşsiz coğrafyada, kayaların içine
oyulmuş yeraltı şehirleri ve 1100 metre yükseklikte kurulmuş
365 kaya kilisesi bulunmaktadır.
Bölgenin en ilginç kültürel zenginliklerinden yeraltı
yerleşimleri çeşitli büyüklüklerde ve yaklaşık 150-200
adettir. Büyük bir kısmı yumuşak tüfün insan eliyle aşağıya
doğru derinlemesine oyulmasıyla inşa edilmişlerdir.
Kapadokya bölgesi geçmişte sık sık çeşitli saldırılara maruz
kaldığından, bu şehirler daha çok tehlike anında halkın
sığınabilmesi ve güvenlik sağlamak amacıyla yapılmıştır.
Yeraltı şehirleri aynı zamanda yörenin eski yerleşim
yerlerinde bulunan her eve gizli geçitlerle bağlantılıdır.